Zamanla yaşımız ilerledikçe dişlerdeki aşınma nedeniyle, çene ucu ve burun arasındaki mesafe kısalıyor, dudak kenarlarında çizgiler oluşuyor. Burun kenarından aşağıya inen gülme çizgileri belirginleşiyor. Yerçekimininde etkisiyle yanaklarımız aşağıya doğru iniyor. Tüm bu değişim çok yavaş ama gittikçe belirginleşerek devam ediyor. Dişlerimizi estetik laminalarla, beyazlatma tedavileriyle daha güzel ve genç yapabiliyoruz. Estetik Porselen Lamina ve Venerlerle istediğimiz gülümsemeyi tekrar geri kazanabiliyoruz.

Fakat yüz bir bütün. Yenilenmiş pırıl pırıl bir gülümsemeyle birlikte cevre dokularda desteklenirse tedavi tam sonuca ulasıyor. Dudaklardaki doku kaybı dermal dolgu maddeleriyle hafifçe destekleniyor. Amaç dokulardaki kaybı tamamlamak.

Belirgenleşen gülme çizgileri, elmacık kemik ve yanaklarda oluşan çökmeler yine dolgu maddeleriyle doldurulur. Göz çevresi ve alında oluşan mimik çizgileri belirginleşmesin diye Botox uygulaması yapılır.. Gummy smile denilen gülerken diş etlerinin cok fazla gözükmesi olayı yine dermal dolgu materyalleri ve botoxla daha estetik hale getirilir. Estetik bütünün uyumudur.

Bu yüzden özellikle Londra'da başlayan, yeni bir ekol haline gelen bu konsepte, diş estetiği üzerine çalışan diş klinikleri yüzü bir bütün olarak değerlendirmekte ve tedavilerini uygulamakta.. 

Ortodontik Muayene Ne Zaman Yapılmalıdır?

Hastalar ortodontist ile 6-7 yaşlarında tanışmalıdır. Ortodontik tedavi her yaşta uygulanabilir. Ancak özellikle çeneleri de ilgilendiren sorunlar varsa, büyüme-gelişmeden de yararlanabilmek için çocukların buluğ çağına girmeden önce mutlaka muayeneye getirilmesi gerekmektedir.


Büyüme ve gelişimi bozabilecek sorunların erkenden saptanabilmesi için ortodontik muayene çok yararlıdır. Bazı durumlarda da sorun erkenden belirlendiği halde, ortodonti uzmanı çocuğu belirli aralıklarla kontrole çağırarak tedavi için en uygun zamanı bekleyebilir. Bu yaşlarda uygulanabilen koruyucu ve önleyici ortodontik tedaviler sayesinde ileride kapsamlı tedavileri gerektirecek bozukluklar, görece basit ve kısa girişimlerle önlenebilir. Çene bozuklukları erken dönemde tedavi edilmezse, 18 yaşından sonra ortognatik cerrahi ile kombine edilen ortodontik tedaviyle düzeltilebilirler.


Koruyucu Ortodontik Tedavi

Koruyucu tedavilerde amaç daimi dişlerin düzgün sürebilmeleri için yeterli yeri hazırlamaktır. Bu amaçta erken kaybedilen süt dişlerinin yerini koruyan yer tutucular hazırlanmaktadır. Ayrıca diş çürüklerine yatkın çocukların pedodontist tarafından takibi önerilmektedir.


Önleyici Ortodontik Tedavi

Kötü alışkanlıklar; parmak emme, anormal yutkunma gibi faktörlere bağlı gelişebilecek sorunları önlemek veya daimi dişlere yer açmak amacıyla çok çeşitli hareketli aygıtlar hazırlanabilmektedir.


Sabit Ortodontik Tedavi

Daimi dişler sürdükten sonra ortodontik tedavi artık dişlerin üzerine yapışan ve tedavi süresince çıkarılmayan braketler ve bu braketlerin içinden geçen tellerle yapılmaktadır. Gümüş rengi, altın rengi, şeffaf/diş rengi veya pembe/mavi gibi renkli olabilmektedir. Bazı diş bozuklukları ise dişlerin iç yüzeylerine braket uygulanmasına izin vermekte ve böylece tamamen görünmez olabilmektedir. (lingual ortodonti). Sabit ortodontik tedavi sağlıklı diş ve dişetlerine sahip her yaşta bireye uygulanabilmektedir.


Pekiştirme Tedavisi

Ortodontik tedavi ile elde edilen ideal çene ve diş konumlarının yapılan pasif tel ve apareyler ile korunmasıdır.

Kanal tedavisi dişin pulpası geri dönülmez bir şekilde iltihaplandığında gerçekleştirilen bir müdahaledir. Dişin damar ve sinir paketini içeren pulpanın alınmasıyla gerçekleştirilir. Bu esnada iltihap sadece kanal içindeki pulpayı etkilemekteyse diş canlı olabilir. Fakat eğer dişin apeksini de etkileyen bir iltihabi olay varsa diş muhtemelen canlılığını kaybetmiştir. Kanal tedavisi ağrısız bir tedavidir. Pulpa eğe adı verilen aletlerle çıkartılır. Daha sonra pulpanın içinde olduğu kanallar genişletilir. Sonra gütaperka, gümüş konlar ya da benzeri bir doku dostu malzemeyle doldurulur. Dişin ve hastanın durumuna ve yapılan tedavinin niteliğine göre kanal tedavili diş ağızda yıllarca sağlıklı bir şekilde kalabilir.


KANAL TEDAVİSİ

Kanal tedavisi nedir ?

Dişlerde oluşan çatlaklar ve kırıklar, dişte meydana gelen çürükler, yanlış tedavi süreçleri, yanlış restorasyonlar sonucu dişte bulunan sinirler ve damarların canlılığını yitirmesi sonucu dişin kanallarında bulunan enfekte sinirlerin temizlenmesi, dezenfekte edilmesi ve kanal dolgu maddeleri ile doldurulmasına kanal tedavisi denir.

Kanal tedavisi ne zaman gereklidir ?

Dişin sinirine kadar ilerlemiş çürüklerde,
Travma sonucu dişin sinirini de içine alan kırıkların meydana geldiği durumlarda,
Ortodontik tedavi sonucu dişe gelen aşırı kuvvet sonucu dişin canlılığını kaybettiği durumlarda,
İlerlemiş diş eti hastalıklarında,
Dişlerde ileri derecede aşınma sonucu oluşan hassasiyetin giderilmesinde,
Yüksek yapılmış dolgu veya protezler de gerekir.
Bir dişe kanal tedavi gerektiğini nasıl anlarsınız ?

Dişinizde sıcak soğuk hassasiyeti,
Özellikle geceleri hiçbir uyaran olmadan ağrı,
Yemek yeme sırasında ağrı oluyorsa
Sinirlerin ölmesi sonucu dişinizde renk değişimi,
Apse oluşumu sonucu yüzünüzde şişlik,
Bazı durumlarda hiçbir belirti olmaksızın yapılan dental ve radyolojik muayenelerde tedavi gerektiği anlaşılır
Kanal tedavisinin aşamaları nedir ?

İlk önce yapılan anestezi ile hiçbir ağrı hissetmemeniz sağlanır.
Çürük temizlenir ya da kırık parça çıkartılır ve dişin sinirlerine ulaşılır.
Dişin kökündeki sinir ve dokular temizlenir.
Kök ucuna kadar kök kanalı şekillendirilir.
Dişin durumuna göre tek seans tedavi yapılabileceği gibi birkaç seans süren tedavilerde olabilir.
Seans aralarında kök içini ve kök ucunu iyileştirecek ilaçlarla pansuman yapılır.
Kanal tedavisi bitim aşamasında kanal içerisi özel dolgu maddeleriyle kök ucuna kadar doldurulur.
Kanal tedavisi boyunca nelere dikkat edilmelidir?

Anestezinin etkisi geçene kadar birşey yenmemeli ve içilmemelidir.

Tedavi boyunca tedavisi yapılan dişin olduğu bölgede kuruyemiş ve benzeri sert yiyeceklerden ve sakız gibi yapışkan gıdalardan uzak durulmalıdır. En çok diş kırıkları seanslar arasında görülmektedir.

Tedavi seansları arasında geçici dolgunun düşmemesine dikkat edilmelidir.

Kanal tedavisi ağrılı bir işlem midir ?

Kök kanal tedavisi sırasında anestezi yapılacağı için hasta herhangi bir ağrı hissetmez.

Kanal tedavisi sonrası ağrı olur mu ?

Tedavi sonrasında dişte özellikle çiğneme sırasında hafif bir ağrı ve hassasiyet olabilir. Tedavi sonrası birkaç gün hafif bir antienflematuar ilaç kullanmakta sakınca yoktur.

Dişte oluşan iltihap sonucu dişin çekilmesi gerekir mi ?

Günümüzde kanal tedavisinde kullanılan maddeler ve teknikler sayesinde kök ucundaki apselerin büyük çoğunluğu tedavi edilebilmektedir ve böylece dişin çekilmesine gerek kalmamaktadır.

Diş enfeksiyonlarında antibiyotik kullanımı gerekli midir ?

Normal şartlarda kanal tedavisi sırasında antibiyotik kullanımına gerek yoktur. Ancak ileri enfeksiyon varlığında ya da dişte aşırı hassasiyet durumunda antibiyotik verilebilir.

Kanal dolgusu ve dolgu ayrı işlemler midir ?

Kanal dolgusu, kök kanalının temizlenip doldurulması işlemidir. Dolgu işlemi ise dişin ağız içinde görünen kron kısmının harabiyet miktarına göre kompozit dolgu, inley, onley ya da kron ile restore edilmesidir.

Kanal tedavisi gören dişler daha kırılgan mıdır ?

Kanal tedavisi sonucu diş canlılığını kaybettiği için daha kırılgan bir hale gelir. Kanal tedavisi gören dişlerde çok fazla madde kaybı olduğu ve daha kırılgan hale geldikleri için tedavi sonrası kaplama dişler tercih edilmelidir.

Kanal tedavisi tekrarı nedir ?

Steril koşullarda ve doğru yapılmış kanal tedavilerinin başarı oranı %90 – 95 arasındadır. Tedavi sırasında temizlenmeyen sinir dokusu kaldıysa, kök kanal dolgusunun ve üst dolgusunun  yeterli yapılmadığı durumlarda kanal içerisine mikroorganizmaların sızmasıyla, tedavi sırasında perforasyon ya da kırıkların oluşmasıyla kök kanal tedavisinin başarısızlığından bahsedilir. Başarısız bir kanal tedavisini yemek sırasında dişlerde ağrı, sponton ağrı, kök ucunda şişlik ve kızarıklık belirtilerinden anlayabiliriz. Başarısız kanal tedavisi yenilenerek, tedavi tekrarlanır. Bu işlem yetersiz kalıyorsa apikal rezeksiyon işlemi uygulanarak, kök ucuna cerrahi olarak ulaşılır, enfeksiyon temizlenir ve kapatılır. Kanal tedavisi tekrarlanması ve cerrahi müdahele yetersiz kalırsa dişin çekimi düşünülmelidir.

 


PORSELEN LAMİNA DİŞLER

Porselen lamina diş nedir?

Latince yaprak demektir. Dişlerin kesilmeden sadece ön yüzlerinin 0.3-0.7 mm inceltilerek yapılan ve sağlam diş dokusunun en az kaybedildiği yöntemdir. Bu inceltilen alana porselen diş laminalarının yapıştırılma işlemidir.

Porselen diş laminaları hangi durumlarda uygulanır?

Beyazlatma ile sonuç alınamayan ileri derecede renkleşmiş dişlerde,
Yapısal formu ve şekli kötü olan dişlerde,
Ayrık dişleri birleştirmede (diastema kapama),
Kırık veya aşınmış dişlerin restorasyonunda,
Rengi ve yapısı bozulmuş eski dolguların düzeltilmesinde,
Çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde (ortodontik tedavi alternatifi olarak) mükemmele yakın kozmetik bir alternatif olabilir.

Porselen lamina diş tedavisi kimlere uygulanır?

Porselen lamina diş tedavisi hemen hemen herkese uygulanabilir.

Peki porselen diş laminalarının tedavisinin uygulanamayacağı durumlar yok mudur?

Çene bozuklukları, tırnak yeme, kalem ısırma gibi kötü alışkanlıklar ileri derecede diş eti çekilmesinin mevcut olduğu durumlarda uygulanmaz.

Porselen lamina diş tedavisi kaç seans sürer?

Eğer diş etleriniz de bir tedavi veya estetik açıdan bir müdahale gerekmiyor ise 2-3 seansta yani 1 hafta içinde yeni bir gülümsemeye sahip olabilirsiniz.

Bu estetik diş hekimliği uygulamasının tedavi aşamaları nasıldır ?

İlk seans dişleriniz aşındırılmadan ölçüsü alınır ve çıkan modelde bir çalışma yapılır. Daha sonra dişler aşındırılır ve hassas bir ölçü materyali ile ölçü tekrarlanır. Bir sonraki randevunuzda ise laminalar dişlerinize uygulanır.

Porselen lamina dişler düşer mi?

Hayır. Günümüz yapıştırma teknolojilerinin yapışma değerleri çok yüksektir. Eğer hekim uygulamada teknik hassasiyete uygun hareket ederse laminalarınızı kendi dişiniz gibi kullanabilirsiniz.

Porselen lamina dişlerin ömrü ne kadardır ?

Laminalar iyi bir ağız bakımıyla yıllarca sorunsuz olarak kullanılabilirler. Bunu da sebebi diğer yapıştırma sistemlerden daha üstün özelliklere sahip porselenden imal edilmiş olmalarıdır . Lekelenme ve aşınmaya karşı daha dirençlidirler. Ömürlerini uzatmak için ağız bakımına dikkat etmek gerekir. Ayrıca, çok sert gıdaları ısırmaktan, tırnak yemek gibi kötü alışkanlıklardan kaçınmak gerekir.

Porselen lamina dişlerin avantajları nelerdir?

0,3-0,7 mm lik aşındırma işlemi ile istenilen görünüş sağlanır. İşlem süresi ortalama 7-10 gün sürer.

Sağlam, renkleri bozulmayan ve dayanıklı malzemelerden üretilirler.

Dişlerinizin doğal yapısı bozulmadan istediğiniz estetik özelliklere (renk, şekil gibi ) sahip olması porselen lamina ile yapılabilmektedir. Diş üzerinde ya hiç bir değişiklik yapılmaz ya da az bir düzeltme uygulanır. Diş üzerinden kaldırılan miktar 0,3-0,7 mm ile sınırlıdır. Böylece hiç bir dişin kesilmesine (küçültülmesine) gerek kalmaz.

Görünümünden memnun olmadığınız dişlerinizin bir kopyası elde edilerek üzerinde bir tasarım yapılır. Yani dişlere müdahalede bulunmadan önce, dişlerde oluşturulacak değişiklik tedavinin başında demo olarak gösterilebilir. Bu demoya mock-up denilir.

Porselen yüzeyleri pürüzsüzdür bu nedenle sigara ve benzeri sebeplerden kaynaklanan lekelenmeleri ve diş taşı oluşumlarını minimuma indirir.

Kahve, çay, sigara gibi dış etkenlerle renk değiştirmez.

Materyal olarak oldukça kırılgandır. Fakat, mineye tam olarak yapıştırıldığında, germe ve çekme kuvvetlerine karşı direnci çok yükselir. Söz gelimi, yapışmış bir veneeri dişten bütün olarak sökmek mümkün değildir. Ancak elmas frezlerle diş yüzeyinden aşındırarak uzaklaştırılabilir.

Aşınmaya karşı direnci yüksektir.

Porselen lamina dişlerin dezavantajları nelerdir?

Diğer restorasyonlara göre sağık ve estetik açıdan üstünlükleri vardır. Ancak diğerlerine kıyasla biraz daha pahalı bir sistemdir.

Hassas bir tekniktir. İyi bir klinik ve laboratuvar çalışması gerektirir. Hekimin ve diş teknisyeninin bu konu üzerine yeterli teknik bilgisinin ve sanat yeteneğinin olması gerekir.

Laminate Veneer

Laminate porselen dişin aslını bozmadan sadece dişin ön yüzünü biraz düzleyerek, laboratuarda hazırlanmış ince yaprak porselenlerin bu düzlenmiş diş yüzeyinin önüne yapıştırılmasıyla elde edilen estetik bir uygulamadır.

Kullanım alanı
1- Çeşitli nedenlerle aşınmış, çürümüş ve kırılmış dişlerde estetiği geri kazandırmak,
2- Kimyasal beyazlatma ile dişlerin beyazlatılamadığı durumlarda daha beyaz ve düzgün dişler elde etmek.
3 -Doğuştan gelen aralıklı diş yapısını gidermek ya da küçük dişlere daha geniş ve büyük bir görünüm kazandırmak.
4-Kişiye daha estetik daha sempatik bir gülüş dizaynı hazırlıyabilmek
5 -Küçük bir müdahale ile çok kısa sürede sağlıklı ve doğal bir görünüş elde edilir,
6- Dişinizde sadece, tırnak genişliğinde bir yuva açılması (ki bu da her zaman gerekmeyebilir) yeterlidir,
7- Sağlam, renkleri bozulmayan ve dayanıklı malzemelerden üretilirler.

Laminatelar uzun ömürlü müdür? Dayanıklı mıdır?
Laminatlar iyi bir ağız bakımıyla yıllarca sorunsuz olarak kullanılabilirler. Çünkü diğer adeziv sistemlerden (bonding) daha üstün özelliklere sahip porselenden imal edilmişlerdir. Lekelenme ve aşınmaya karşı daha dirençlidirler. Ömürlerini uzatmak için ağız bakımına dikkat etmek gerekir. Ayrıca, çok sert gıdaları ısırmaktan, tırnak yemek gibi kötü alışkanlıklardan kaçınmak gerekir.

Protez Diş Nedir, Protez Diş Nasıl Yapılır?

Ağızda çeşitli nedenlerle estetik bozuklukların veya kaybedilmiş olan dişlerin yerine konan, kişilerin estetik ve fonksiyonel olarak ihtiyaçlarını gideren tüm yapay oluşumlar protezdir (takma diş).

Genel olarak diş kayıpları, diş eti hastalıklarının tedavi edilmemesi sonucunda oluşabilmektedir. Bunun yanında bazı kazalar sonucunda da diş kayıpları meydana gelmektedir. Bu nedenle kaybedilen dişlerin yerine, fonksiyonel ve estetik olarak sağlıklı dişlerle aynı görevi görecek protezler yapılmalıdır.

Diş Protezi'nin Amacı Nedir?

Protezde, hastanın kaybolan fonksiyonları tekrar kazandırılmaya çalışılırken, aynı zamanda bozulan konuşmasının da düzeltilmesi ve estetik görünümün de daha iyi olması amaçlanmaktadır. Böylelikle büyük oranda kaybedilen ağız sağlığı düzeltilirken toplum içinde eksik ya da harap olmuş dişlerle yaşamak zorunda kalan bireylerin psikolojik açıdan da desteklenmesi sağlanır. Çünkü bu şekilde yaşamlarını (bir süre de olsa) sürdürmek zorunda kalan bireyler, öncelikle gülmeyi unuturlar.

Bu da fonksiyonel bozuklukların yanı sıra, insanlarda kendine güven duygusunun zedelenmesine neden olur. Bu tip hastalara yapılan çeşitli protezlerle insanların yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanır.

Proteziniz olması, ağız hijyeni ve bakımınıza daha az dikkat edeceğiniz anlamına gelmez. Aksine dişhekiminize düzenli olarak gitmeniz protezlerinizin ömrünü artıracak ve ağız sağlığınızı koruyacaktır.

Protez Çeşitleri 

Sabit Protezler (kron-köprü benzeri yapıştırmalı protezler)
Hareketli Protezler (total ya da bölümlü protezler)
İmplant üstü protezler (sabit veya hareketli)


Protezlerimi nasıl temiz tutabilirim? 

Yemeklerden sonra, protezinizi suda yıkayarak yiyecek artıklarını uzaklaştırın.
Belli öğünlerden sonra, özellikle yatmadan önce, düzenli olarak protezinizi fırçalamalısınız. Bu işlem plak ve leke oluşumunu önler.
Fırçalama işleminde su ve çeşitli diş macunları veya protez bakım ürünleri kullanılır. Aşındırıcı tozlar kullanılmamalıdır. Yoksa protezin yüzeyi çizilir ve bu yüzeylerde artıklar toplanmaya ve renklenmeye başlar.
Özel protez fırçaları veya normal diş fırçaları da kullanılabilir.
Protezin tüm yüzeylerini temizlemeye özen göstermelisiniz.
Zaman zaman protezinizi, özel protez sıvılarında bekletebilirsiniz. Kimyasal maddeye maruz kalan protezinizi yıkadıktan sonra kullanmanız gerekir.
Protezin içine işlemiş lekeler ve tartarlar ancak bir dişhekimi tarafından ultrasonik araçlarla temizlenebilir.
Protezi temiz tutmanın en etkin yolu, günlük fırçalama ile birlikte haftada birkaç kez de kimyasal sıvılarda bekletmektir.

 

Zirkonyum Köprü

Zirkonyum porselenlerin en büyük farkı, diş dokuları ve diş eti ile olan mükemmel uyumudur.
Zirkonyum diş kaplamaları ile ,porselen metal destekli porselenler arasındaki bu belirgin farklar nedeni ile zirkonyum porselenlerin tercih edilmektedir.

Özellikle sağlığı ve estetiği bir arada isteyen hastaların tercihi olan metal desteksiz zirkonyum porselenler daha uzun ömürlü olabilir.
Zirkonyum Diş Kaplamalarının farkı nedir? • Yalıtıcı özelliğiyle sıcak soğuk hassasiyeti gelişmez.

- Zirkonyum ışığı geçirdiklerinden doğal diş yapısına çok benzer estetik oluşturur, çok iyi yapılmış olan metal destekli porselenlerde bile bir matlık ve yapaylık vardır. Bu nedenle özellikle ön dişlerde zirkonyum tercih edilir.
-Porselen yüzeyleri son derece pürüzsüz olacağı için sigara ve benzeri sebeplerden kaynaklanan lekelenmeleri ve diş taşı oluşumlarını minimuma indirir.
- Metal destekli porselenler bazı ışıklarda ağızda yokmuş gibi koyu renk bir boşluk görüntüsü verirler. Zirkonyum da ise aynı doğal diş gibi her türlü ışığı geçirirler.
- Kahve, çay, sigara gibi dış etkenlerle renk değiştirmez.
- Alt yapısında metal olmadığı için kuron – diş eti hizasında koyu renk bir çizgi olmaz. Daha estetik bir görüntü sağlanır.

Dişetlerine Peeling : Diş tedavisinde kullanılan lazerle dişeti peelingi yaptırmak da mümkün. Lazer ile estetik açıdan kişileri rahatsız eden dişetinde mora çalan siyah görünümün peeling yöntemiyle acısız giderilmektedir. Dermatologların yüzde yaptıkları deri soyma işlemini, biz ağızda yapıyoruz. Ağız içindeki deri de katmanlardan oluşmuştur ve kat kattır. O katmanları incelterek, soyarak, renkleşmiş üsteki tabakayı kaldırıyoruz. Böylece estetik bir görüntü sağlıyoruz.


Diş beyazlatma (Bleaching) Dişleri beyazlatmak için 4 farklı yöntem bulunmaktadır. 1)Ev tipi diş beyazlatma 2)Ofis Tipi (klinik ortamında ) diş beyazlatma 3)Tek diş beyazlatma (dişin içini beyazlatma) 4)Kombine diş beyazlatma (Hem ev, hem ofis beyazlatma) En etkili diş beyazlatma yöntemi kombine beyazlatmadır. Ev tipi beyazlatma yöntemi: Ağız içinden ölçü alınarak kişiye özel beyazlatma plakları hazırlanır. Hazırlanan bu plağın içine belirli miktarlarda beyazlatma jeli ( % 10–15 ‘lik karbamid peroksid) uygulanır. Plak gün içinde en az 4-6 saat kullanılacak şekilde ortalama 10-15 gün süren bir tedavidir. Ev tipi diş beyazlatmalarında dikkat edilmesi gereken husus jeli fazla uygulamamaktır aksi takdirde plak içinden taşan jel diş etlerini tahriş eder.Böyle bir durumda diş etleri hemen yıkanmalı ve e vitamini içeren bir krem tahriş olan yüzeye uygulanmalıdır. Ofis tipi beyazlatma yöntemi: Klinikte uygulanan diş beyazlatma yöntemidir. Zaman kısıtlaması olan hastalar için uygun bir yöntemdir. Çok daha kısa sürede etkin bir beyazlama sağlar. Diş hekimi tarafından dişlerin üzerine sürülen beyazlatma jeli UV ışını ya da lazer yardımıyla aktif hale getirilir ve beyazlama ortalama 1 saat sürer. Lazerle diş beyazlatma yöntemi olarak daHem ofis hem de ev tipinin beraber uygulandığı diş beyazlatma yöntemidir. Ofis veya klinikte uygulandıktan sonra 2-3 gün ev tipi beyazlatma ile işlem desteklenir. bilinir. Dişler neden renklenir? Hayat boyu devam eden fizyolojik renklenme, Amalgam dolgu yapıldıktan sonra oluşan renklenme, Bebeklik döneminde antibiyotik kullanımı, Kanal tedavisine bağlı olarak dişin içinden gelen renk değişikliği, Kahve, çay, tütün, kırmızı şarap ve uzun süre ağız gargaralarının kullanımına bağlı olarak dişin yüzeyinin renklenmesi, Travma sonucu dişin içindeki canlı dokunun ölmesiyle dişin içindeki kanamaya bağlı olarak oluşan renklenme. Diş beyazlatma kalıcı bir işlemidir? Beyazlatma sonrasında renk zamanla kaybolmaya başlar. Bu süre hastanın renkli sıvılar (çay, kahve, şarap, kola ) ve sigara kullanımına göre değişir 6 ay ile 1 yıl arası bir zaman alır. 4-6 ayda bir 1 ya da 2 seans ile desteklenirse diş beyazlatma kalıcı hale getirilir. Lazerle beyazlatma nedir? Lazerle diş beyazlatma yöntemi mine yüzeylerine uygulanan beyazlatma ilacının aktivasyonunu sağlamak ve süreyi kısaltmak için kullanılmaktadır. Ağrılı bir işlem değildir.


Ortognatik cerrahi nedir?

Ortognatik cerrahi; çenelere ilişkin şekil bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olan cerrahi bir yöntemdir. Çeneler birbirleriyle veya dişler çenelerle uyumlu olmadığında ihtiyaç duyulabilen bir tekniktir. Bu tedavide Ortodontist ve Cerrah birlikte çalışırlar. Dişler ortodontik olarak düzeltilir ve sonrasında çeneler cerrahi olarak yeniden konumlandırılır. Bu işlemler, sadece yüz görünümünü geliştirmekle kalmayıp, ayrıca dişlerin birbiriyle uyumunu ve düzgün fonksiyon görmesini de sağlar. Bu şekilde hasta daha rahat çiğneyebilir ve konuşabilir. Başka bir deyimle hem estetik hem de fonksiyonel bir iyileşme sağlar.

Klasik olarak dişlerinin kapanışları ile ilgili sorunları olan hastalar, görünümlerindeki bozukluğu profillerindeki bozukluk nedeniyle fark edebilir. Üst ya da alt çene önde veya geridedir . Kimi zaman da karşıdan bakıldığında asimetrik bir görünüm söz konusudur. Diğer bazı hastalarda görünümde fark edilen bir şey olmasa da ısırma problemi gibi fonksiyonel sorunları vardır. Her iki durumda da dişler tam olarak uyuşmadığı için çiğneme ve beslenme sorunu ortaya çıkar.

Ortognatik cerrahi çenelerdeki bu sorunu düzeltmek amacıyla, etkilenmiş çenelerin uygun pozisyona getirilmesi için geliştirilmiştir. Vakanın şiddetine göre tek çene veya çift çene uygulanır.


Gingivektomi ve Gingivoplasti Nedir?

Gingivektomi, dişeti dokusunun cerrahi olarak uzaklaştırılması işlemidir. Gingivoplasti ise diş çevresindeki sağlıklı dişeti dokularının şekillendirilmesidir. Bu işlemler diş çevre dokuları ve dişeti hastalıkları konusunda uzmanlaşmış olan periodontistler tarafından gerçekleştirilir.

Nerelerde Kullanılır?

Gingivektomi dişeti hastalığının tedavisi için geliştirilmiş bir tedavidir. Günümüzde aynı zamanda estetik düzenlemeler için de kullanılmaktadır.

Dişeti dokusunun uzaklaştırılması için iki neden vardır. Diş ile dişetleri arasında oluşan dişeti ceplerinin bulunması ilk nedendir. Bu alanlarda yemek artıklarının ve bakteri kolonilerinin birikmesi ile temizleme zorluğu ortaya çıkar. Bu cepler sadece dişeti dokusu içeriyor ise gingivektomi ile uzaklaştırılabilirler.

Bazı durumlarda diş çevresinde çok fazla miktarda dişeti olabilir. Bu da diş ve dişetinin temiz tutulmasını engelleyen bir durumdur. Aynı zamanda kozmetik bir problemdir. Ciddi vakalarda çiğneme ve konuşmayı etkileyecek boyutta olabilmektedir. Epilepsi ilaçlarında olduğu gibi bazı ilaçlar aşırı dişeti büyümelerine neden olabilmektedir. Bazen açık bir neden olmayabilir.

Gingivoplastinin yardımı ile yeniden şekillendirilen dişetleri daha doğal bir görünüme sahip olur. Genetik, hastalık ya da travma nedeni ile şekli bozuk ya da asimetrik dişetleri bu işlem ile düzeltilebilir.Bu işlem aynı zamanda sadece kozmetik gereksinimler nedeni ile de yapılabilir. Gingivoplasti genellikle tek başına uygulanır. Ancak bazı durumlarda gingivektomiden ya da dişeti sınırında dişetine eklenen greft uygulamasından sonra da uygulanabilmektedir.

Hazırlık

Periodontistiniz işlemden sonra ağız hijyeninin nasıl sağlanması gerektiği konusunda ve uygulanması gereken diğer prosedürler konusunda sizi işlem öncesinde bilgilendirecektir. Varolan dişeti ceplerinden diş taşlarının uzaklaştırılması için diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme gerekebilir.


Ağız içinde herhangi bir yerde odontojenik (diş kaynaklı) kistler oluşur. Ağrı veya şişliğe sebep olarak hasta tarafından farkedilir veya hiç farkedilmeden oldukça büyük boyutlara ulaşabilir. Çene kistinin bulunduğu bölgeye ve büyüklüğüne göre tedavi yöntemleri farklılıklar gösterse de ağız ve diş cerrahları tarafından alınmaları gerekir.

Odontojenik kistler genellikle iyi huylu yavaş büyüyen oluşumlardır ancak zamanında müdahale edilmediği takdirde çok büyük boyutlara ulaşıp sinüs, burun boşluğu, sinir gibi normal anatomik boşluklara zarar verebilir veya malignite bulguları gösterebilir.

Kist operasyonunun diş çekimi, implant gibi işlemlerden herhangi bir farkı yoktur. Etkili ve yeterli bir anesteziyle ağrısız bir şekilde yapılır. Sonrasında aynı diğer cerrahi işlemlerde olduğu gibi doktorunuz tarafından önerilen antibiyotik, ağrı kesici ilaçlar ve antiseptik gargaralar kullanılır. Sık yapılan kontrollerle rahat bir iyileşme süreci geçirilir.

Yapılan muayenede kistle ilişkili olduğu saptanan dişlere öncelikle kanal tedavisi yapılır. Kistin olduğu bölgede diş eti anestezik jellerle uyuşturulduktan sonra yine son derece ağrısız bir şekilde dijital anesteziyle uyuşturulur. Kiste ulaşımın en kolay olduğu yerden diş eti kaldırılır ve mümkün olan en az miktarda kemik kaldırılarak kiste ulaşılır. Tüm sınırlarından temizlenerek dikişlerle kapatılır ve kalan sağlıklı kemik iyileşmeye bırakılır. Kist daha önce iltihaplanmamışsa kemik toz konularak daha hızlı iyileşmesi sağlanır. Alınan parçanın ise patoloji laboratuvarında incelenmesi gerekir.

Çok büyük boyutlu olduğu saptanan çene kistlerinin genel anestezi altında alınması gerekir. Muayene esnasında doktorunuz işlemin nasıl yapılacağına karar verir.


ÇENE EKLEMİ PROBLEMLERİ 

Çene eklemi yani temporomandibular eklem  rahatsızlıkları Alt çenenin kafa kaidesiyle oluşturduğu eklem içersinde meydana gelen hastalıklara verilen genel isimdir. Eklemlere gelen aşırı kuvvetler, tek taraflı çiğneme fonksiyonları veya bruksizm (diş sıkma ) gibi pek çok nedenden dolayı oluşabilmektedir. Eklemde ağrı , baş ağrısı, kulak ağrısı ve eklemden gelen klik sesleri bir eklem rahatsızlığının belirtisi olabilir. 

 

-Eklem hastalıklarının bir çoğunda problem eklem yüzeylerinde meydana gelen yükün fazla olması ve eklem sıvısının azlığına bağlı veya adezyonların olmasına bağlı sürtünmenin fazla olmasıdır. Bu sürtünmeler azaltılarak eklem için kaygan bir zemin oluşturulması ve var olan adezyonların giderilmesi esas önemli olan noktadır. Ayrıca dişlerin üzerine yerleştirilen splintlerle veya diş ilişkilerinin düzeltilmesiyle ekleme gelen kuvvetlerin dengelenmesi tedavideki esas amaçları oluşturmaktadır.

Çene eklemi hastalıklarının tedavisi konservatif ve cerrahi olarak 2 şekilde yapılabilmektedir. 

Konservatif tedaviler:

-Split (plak) uygulamaları

-Kas gevşetici ve antienflamatuar ilaç tedavisi

-Kas egzersizleri ve sıcak pansumanlar

-Artrosentez

-Kas içi yada eklem içi ilaç uygulamaları

-Yönlendirici apereyler

 

ARTROSENTEZ NEDİR?

Artrosentez lokal anestezi altında yapılbilmektedir. Kulakönünden 2 adet iğne ile üst eklem boşluğu içine girilir. Birinci iğne ile eklem içini yıkayacak sıvı enjekte edilirken ikinciiğne ile bu sıvıdışarı çıkartılır. Bu şekilde eklem içi yıkanmış olur. Yıkama işleminden sonra eklem içine kayganlaştırıcı madde ( sodyum Hyalurinad ) enjeksiyonu yapılır.

ÇENE EKLEMİ PROBLEMLERİ NEDEN ÖNEMLİDİR?

Türk toplumunda yaklaşık %60 oranında temporomandibular eklem rahatsızlıklarına rastlanmaktadır. Özellikle stres ve akut travmalar sonucu oluşan eklem rahatsızlıkları çoğu zaman kişilerin yaşam kaliteleri oldukça olumsuz etkileyebilmektedir. Başlangıç aşamasında teşhis edilen eklem hastalıkları konservatif tedaviyle çok iyi sonuçlar verebilmektedir. Eğer eklem rahatsızlıkları tedavi edilmez ise hastalık daha ilerleyip cerrahi tedavi yapılması gerekebilmektedir. 

Güzel bir gülüş ve sağlıklı dişler sosyal hayatımızda önemli bir yer tutarlar. Hastalık veya travma sebebiyle diş kaybı yaşandığında ise hem sosyal hayatımız, hemde, çiğneme kalitemiz ciddi şekilde etkilenir. Araştırmalar göstermiştir ki diş kayıpları sadece çiğnemeyi değil, düzgün beslenememe sebebiyle tüm vücudumuzu etkileyen ciddi hastalıklara sebebiyet verebilir.Aynı zamanda dişler kaybedildiğinde altta yatan kemiğe uyarılar iletilemediğinden bu bölgedeki kemik erimeye başlar. Erimenin hızı kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte özellikle hiç dişi olmayan bireylerde protezlerin yerinde durmamasına, yemek yerken veya konuşurken oynamasına sebebiyet verebilir.

İster bir dişiniz, ister birden fazla dişiniz eksik olsun, hatta hiç dişiniz olmasa da dental implantlar yaşam kalitenizi yükseltmek, hayattan tekrar tad almaya başlamak, estetik görünüşünüzü geliştirmek için doğru çözüm olabilir.En basit haliyle değerlendirdiğiniz zaman; dental implantlar kaybettiğiniz dişinizin yerine çene kemiğine yerleştirilen titanyum yapay köklerdir. İmplantlar her türlü ihtiyacı karşılamak amacıyla geliştirilmiş farklı üst yapı seçenekleri sunar.İmplant yerleştirilen bölgelerde çiğneme kuvvetleri doğal dişlerde olduğu gibi çene kemiğine iletildiğinden kemik erimesi durdurulur, böylece estetik ve fonksiyonda korunmuş olur.Tek bir diş eksikliğinde yandaki dişlere hiçbir zarar vermeden, aynı kendi dişiniz gibi görünen ve çiğneyen dişlere sahip olabilirsiniz. Benzer şekilde birkaç diş eksikliğinde tek tek veya implantlar birbirine bağlanarak köprü ile eksiklikler giderilebilir.

İmplantlar herkez için uygun şeçenekler sunmakla birlikte en güzel haber total protez kullanan ve hiç dişi olmayan hastalar için gelmektedir. Eğer hiç dişiniz yoksa ve yeterli kemik varsa, yerleştirilecek 6 vaya 8 implant üzerine hiç çıkartılmayan sabit protezler yapılabilir. Kemik miktarının yetersiz olduğu bireylerde ise durumunuza göre 2 veya 4implantla protezinizin ağzınızda haraket etmeden tutunması sağlanabilir. Hareketliliği engellenmiş olan total protezinizle yıllar sonra tekrar ısırarak elma yemenin keyfini yaşayabilirsiniz.

İmplantlar yerleştirildikten sonra kemikle kaynaşmaları (osteoentegrasyon) için dinlenmeye bırakılırlar. Bu süre sonrasında protez yapımına başlanır. Bazı özel durumlarda, implant yerleştirilir yerleştirilmez kullanılmaya başlanabilsede, sizlere çok uzun yıllar hizmet edecek yeni dişleriniz için biraz sabır göstermekte fayda vardır. Genellikle tedavi süreci toplamda 2-9 ay arasında bir zaman alır.

İmplantlar büyüme çağını doldurmuş hemen hemen her bireye uygulanabilir. Şeker, yüksek tansiyon veya kalp gibi kronik hastalıkları olanların ise rahatsızlıkları, kontrol altına alındıktan sonra çoğu zaman doktorlarının izni ile implantuygulanmasında bir sakınca yoktur.


İmplantı destekleyecek yeterli kemiğin olması önemlidir. Yetersiz kemiği yerine koymak için pekçok güvenli yöntem vardır. Muayenenizden sonra böyle bir işleme ihtiyaç duyup duymadığınız belirlenecektir.

Yapılacak olan müdahale dişhekimi kliniğinde lokal anestezi ile yapılır. İşlem sırasında herhangi bir ağrı ve rahatsızlık duymazsınız. Aslında alacağınız his bir dolgu yaptırmaktan daha farklı değildir. İşlem sonrasında ise verilecek olan ağrı kesiciler olabilecek ağrıyı kesinlikle önleyecektir. İmplantlarınız yerleştirildikten sonra hemen normal günlük yaşantınıza dönebilirsiniz.

Eğer kemikle vaya dişeti ile ilgili bir sorun yoksa bir implant yarım saat gibi bir zamanda rahatlıkla yerleştirilebilir. Yanyana olan birkaç implant, aynı seansta, tek bir işlemle yerine konabilir.

İmplantların kemikle kaynaşmaması çok çok nadir karşılaşılan bir durumdur. Böyle nadir bir durumda bile çoğu hastada aynı bölgeye iyileşme sonrası tekrar implant yerleştirilebilir. İmplantların 10 yıl sonrası başarı ile hizmet etme oranı %95′in üzerindedir. 40 yıldır hastaların ağzında başarı ile kullanılan implanlar bulunmaktadır. Tüm diş tedavilerinde olduğu gibi uzun süreli başarı hastanın günlük ağız bakımına özen göstermesine bağlıdır.

İmplantlarda doğal dişler gibi temizliğe muhtaçtırlar. Günde iki kere etkin diş fırçalaması ve diş ipi kullanımı ile implantlar uzun yıllar size başarı ile hizmet edebilirler. Yinede düzenli aralıklarla yapılacak muayeneler bakımınızda olabilecek aksaklıkları erkenden belierleyerek, sorunları ilerlemeden halledebilmek için büyük önem taşır.

DENTAL İMPLANT TEDAVİSİ

 implant nedir?

Dental implant diş eksikliklerinde üzerine protez yapmak için kullanılan titanyum vida sistemidir. Çene kemiğine yerleştirilen dental implantlar diş kökü gibi görev yaparlar. Tek diş eksikliklerinde, komşu sağlam dişlere dokunulmadan eksik dişi tamamlamak mümkün olabildiği gibi çoklu diş eksikliklerinde hareketli protez yerine sabit protezler kullanabilmek dental implantlar sayesinde mümkündür. Tam dişsizlik durumlarında özellikle alt çenede kullanımı zor olan, ağızdan sürekli çıkmaya eğilimli hareketli protezleri implantlar sayesinde sabitlemek mümkündür.

Diş implantlarında tedavi süreci nasıldır?

Diş hekimliğinde implant tedavisi sonunda protezlerin tamamlanması klasik tedavilere göre daha uzun sürmektedir çünkü titanyum yapının kemikle bütünleşmesi için 2, 5 ila 4 ay, ilave olarak çene kemiğine herhangi bir müdahalede bulunulduğunda veya üst çenede sinüs boşluğunu kaldırma işlemi uygulanmışsa 6 ay kadar beklemek gerekmektedir. Ancak bu süre sonunda alınan sonuçlar oldukça yüz güldürücü ve çok daha uzun ömürlüdür.

Diş implantlarının avantajları nedir?

Özellikle uzun yıllardır dişsiz olan hastaların mevcut protezleri kemikte değişim devam ettiğinden dolayı zamanla uyumunu kaybederek hareket etmeye, vuruklara neden olmaya başlar. İmplant üstüne yapılan protezler sabit bir temelin üstüne yapıldığı için hareket etme veya ağızdan çıkma özelliği bulunmamaktadır. Hareketli protez istemeyen veya kemiğin tutuculuğunu kaybettiği kişilerde uygulanabilir.

Dental implantların ameliyatı zor mudur?

Lokal anestezi altında yalnızca dental implantın yapılacağı bölge uyuşturularak yapılan operasyonlar ağrısızdır. Operasyon öncesinde reçete edilen ilaçların alınması, işlem sonrasında antiseptik gargaraların kullanılması ve iyi bir ağız bakımıyla iyileşme süreci atlatılır.

Dental implant operasyonu sonunda yüzüm çok şişer mi ? Ağrım çok olur mu?

Yanakta hafif şişlik veya renk değişiklikleri beklenir ancak ilk 24 saat yapılan soğuk tampon uygulamasıyla ödem hızlıca azalacaktır. Şiddetli ağrılar görülmez, doktor tarafından önerilen ağrı kesici ilaçlar ilk gün oluşabilecek ağrıyı kolaylıkla kontrol altına almakta yeterlidir.

Dental implant süreci nasıldır? Ne kadar zamanda dişlerim tamamlanır?

Üst çenede ortalama 3 ay, alt çenede ise ortalama 2 aylık bir sürede implantların kemikle birleşmesi beklenir ve üzerlerine porselen kaplamalar yapılır. İnce veya yetersiz yükseklikte kemik varlığında ek işlemler uygulanmışsa bekleme süresi 6 aya kadar uzayabilir.

Dikişsiz dental implant mümkün müdür?

Tek diş çekimi yapılıp çekim boşluğuna herhangi bir kesi yapmadan aynı seansta implant yerleştirilebilen durumlarda mümkündür.

Dental implantların zarar verme ihtimali var mıdır? Bazen vücut kabul etmiyormuş doğru mu?

Dental implantlar titanyumdan üretilmektedir. İnsan vücuduna son derece biyouyumlu olan titanyum, her hangi bir alerji riski yaratmayan, toksik olmayan kıymetli bir metaldir.

Dental implant uygulamaları bana uygun mu?

Kontrol altında olmayan önemli bir sistemik hastalığı olan, radyoterapi veya yakın dönemde kemoterapi alan bireylerde yapılması sakıncalıdır. Ancak hastalık kontrol altına alındığı takdirde implant herkese yapılabilir. Muayenede yeterli kemik saptanamazsa ek işlemlerle önce kemik altyapısı oluşturduktan sonra implantlar yerleştirilebilir.

Sigara içiyorum dental implant yaptırabilir miyim?

Yapılan birçok çalışmada sigaranın implant ile kemik bütünleşmesini engellediği kanıtlanmıştır. Sigara içen bireylerde implantın düşme riski normalden 2-3 kat yüksektir.

Dental implantlar uzun ömürlü müdür?

Dental implantın ömrü doğal dişler gibidir. Normal ağız ve diş bakımı iyi yapıldığı sürece çok uzun yıllar kullanılır.

2-3 ay beklemek istemiyorum kendi takma dişlerimi implant ile birlikte kullanabilir miyim?

Evet, mini dental implant teknolojisi sayesinde mevcut hareketli protezler ameliyat sonrasında implantlara adapte edilerek kullanılabilir.

Gömülü 20 Yaş Op.

20 yaş dişi iltihabı veya apsesinin belirtileri : 
Ağrı (kendiliğinden veya üstüne basınca).Şişlik (ağız içerisinde veya yüzde) , Kızarıklık , Çene altındaki lenf bezlerinin şişmesi.

Yutkunma zorluğu.Ağzın kapatılamaması veya kapatınca 20.yaş dişi üzerindeki diş etinin ısırılması, baskı olması. 20 yaş dişlerinin zararları : Öndeki dişe baskı yaparak çapraşıklığa neden olabilir.Öndeki dişte çürüğe neden olabilir.İltihap için uygun bir ortam yarattığından zaman zaman ağrı ve şişliğe neden olabilir.Mevcut iltihap, vücudun zayıf bir anında kana karışıp; kalp, böbrek, beyin, eklemler gibi hayati organlara yerleşebilir ve hayati tehlike yaratabilir.

20 yaş dişi iltihabının tedavisi : 
Öncelikle antibiyotik tedavisi ile akut durumdaki iltihabın kronikleştirilmesi gerekir. (Burada bulunan iltihap, antibiyotik kullanımı ile sadece kronikleşmektedir. Tamamen temizlenememektedir. Bu nedenle antibiyotik kullanımı sonrasında şikayetlerin geçmesine aldanarak dişin çekilmesinden vazgeçilmemelidir.)


Gömülü Diş : 
Gömülü dişler, ağız cerrahisinde en sık görülen olgulardır. Ağızda sıklıkla alt-üst 20 yaş dişleri, üst çene köpek dişleri ve nadiren alt-üst çene küçük azı dişleri gömülü kalabilir. Gömülü dişler bazen hiç belirti göstermez ve şikayete neden olmaz. Bazen de, çok büyük şikayetlere neden olabilirler.Varlığı saptandıktan sonra, şikayete neden olsun ya da olmasın gömülü dişlerin mutlaka çekilmesi gerekmektedir.Gömülü dişlere bağlı oluşabilecek şikayetler şunlardır:


* Bulundukları bölgeye bağlı olarak, zaman zaman baş, kulak, göz ağrılarına neden olurlar.

* Özellikle yarım gömülü dişler ile dişeti arasında ve gömülü dişle bir önündeki komşu diş arasında iyi temizlenemeyen bir bölge bulunacaktır. Burada biriken yemek artıkları sonucunda oluşan mikroorganizmalar, sürekli yinelenen enfeksiyonlara, komşu dişte çürüklere neden olur.


* Gömülü 20 yaş dişleri, yer darlığı nedeniyle sürmeye (çıkmaya) çalışırlarken öndeki dişlere basınç uygularlar. Bu basınç sonucunda, özellikle tek köklü ön grup dişlerde kaymalar ve yer değiştirmeler oluşur. Bu nedenle özellikle Ortodontik Tedavi gören çocuklar ve gençlerde, 20 yaş dişlerinin sürme pozisyonları çok sıkı takip edilmelidir. 

* Kemik içerisinde gömülü olan dişler, bir kesecik içerisinde bulunurlar. Zaman içerisinde bu kesecik değişime uğrayarak, kist oluşmasına neden olabilir. Oluşan kistler, zamanla çok büyük boyutlara ulaşarak çene kemiğini zayıflatır ve çene kırıklarına bile neden olabilir.Apse ve Kist Operasyonları ( Apikal Rezeksiyon ) Apikal Rezeksiyon Operasyonunun Yapıldığı Durumlar:Diş kökünün yapısal veya şekilsel bozukluğu nedeniyle kanal tedavisi'nin tam yapılamaması , Diş üzerinde çıkarılamayan bir restorasyonun varlığı nedeniyle kanal tedavisi yapılamaması , Kanal Tedavisi sırasında alet kırıldıysa , kırılan aletin mutlaka çıkarılması gerekiyorsa, aleti çıkarmak amacıyla ,Yapılmış kanal tedavisine rağmen hastanın ağrısının devam ettiği durumlarda , Diş kökünde kist oluşan vakalarda ,Diş kökünün kemik içerisindeki 1/3 uç kısmının kırılması durumlarında.
20 YAŞ DİŞLERİ

20 yaş dişleri 17-26 yaşları arasında sürmesi gereken 3. büyük azı dişleridir.

20 yaş dişleri ağızda en sonda yer alan dişlerdir. Ulaşılması ve görülmesi zor olan bir bölgede olduklarından dolayı fırçalanması ve bakımı diğer dişlere göre daha zor olabilmektedir. Yetersiz fırçalamaya bağlı olarak 20 yaş dişleri kolayca çürüyerek ağrılara ve ağız kokusuna yol açmaktadır.

20 yaş dişleri bazı durumlarda çenedeki yer darlığı sebebiyle çıkamazlar. Tam olarak gömülü (hem diş eti hem çene kemiği altında kalan ağızda hiç görülmeyecek şekilde) kalabildikleri gibi diş etinin altında yarı gömülü kalarak ağız ortamıyla ilişkili hale gelebilirler. Bu durumda diş etinden çıktıkları bölgede gıdaların sıkışmasına ve birikmesine yol açarak enfeksiyona neden olurlar. 20 yaş dişinin çevresindeki diş etinde şişlik ve kızarıklık, boyuna ve kulağa yayılan şiddetli ağrı, lenf bezlerinin şişmesi, ağız açma ve yutkunma sırasında ağrıya neden olan bu tabloya perikoronitis adı verilmektedir.

Tam gömülü 20 yaş dişleri ise önündeki dişleri sıkıştırabilir, dişlerde çapraşıklık (eğrilik) yaratabilirler. Ayrıca komşu dişe baskı yaparak bu dişin çürümesine neden olabilirler. Uzun yıllar fark edilmeyen gömülü 20 yaş dişleri çene içerisinde büyük boyutlara ulaşan kistlere neden olarak ciddi sorunlara yol açabilirler.

Herhangi bir soruna yol açmasa bile diğer dişlerin düzgün sıralanmaları için 20 yaş dişlerinin ortodontik tedavi amacıyla çekilmeleri gerekebilir. Bu gibi sebeplerden dolayı 20 yaş dişlerinin lokal anestezi ile yalnızca bulunduğu bölge uyuşturularak çekimi gerekmektedir.
20 yaş dişlerinin çekimi çene cerrahları tarafından yapılmalıdır. 

20 yaş dişleri dışında bazen köpek dişleri ve küçük azı dişleri de gömülü kalabilirler. Ortodontik olarak (tellerle) yerlerine getirilemeyecek durumda oldukları saptandığında aynı şekilde operasyonla çekilmeleri gerekir.

OPERASYON SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Çekim sonrasındaki ilk gün tükürme, diş fırçalama, şiddetli çalkalama, pipet kullanma veya gargara yapılmamalıdır. İlk iki gün ılık, taneciksiz ve yumuşak besinler tüketilmelidir. Her besin tüketimi ve diş fırçalamanın ardından doktor tarafından önerilen antiseptik gargaralar kullanılmalıdır. Ağrı kesici ilaçlar ve eğer önerildiyse antibiyotik düzenli kullanılmalıdır. İyileşme sürecini bozacağından dolayı için ilk 48 saat sigara içilmemelidir.

Hızlı ve yeterli yapılan cerrahiyi takiben fazla ağrı oluşmaz ve oluşan ağrı hafif ağrı kesicilerle kolaylıkla kontrol altına alınır.

Yanaktaki ödem dişin durumuna göre ve kişiden kişiye çok değişkenlik gösterir. Şişlik oluşmaması için yanak bölgesine ilk 24 saat soğuk tampon (buz kompres) yapılmalıdır. Hafif şişlik olması normaldir ve iyileşme için gereklidir.

SİNÜS LİFTİNG İŞLEMİ

Sinüs lifting işlemi bir tür kemik augmentasyon (kemiğin genişletilmesi ve güçlendirilmesi) işlemidir. Üst çenede sağ ve solda olmak üzere 2 adet sinüs boşluğu bulunmaktadır. Bazen anatomik olarak yada kemik rezorpsiyonuyla (erime) ilişkili olarak bu sinüs boşlukları dişlerin bulunduğu kemik mesafesine oldukça yakın görünürler. Bu bölgelere implant yerleştirilmesi planlandığında bu bölgede sinüs boşluğu bulunduğu için özel bir cerrahi işlem ile yani sinüs lifting işlemi ile bu boşluğun sinüs zarı ile beraber itilerek bu bölgeye greft materyali yerleştirilerek desteklenmesi gerekir. Yapılan bu özel cerrahi işleme sinüs lifting denir. İşlem ortalama 20-25 dakika sürmektedir. İşlem öncesi 3 boyutlu görüntüleme alınması önemlidir. Sinüs lifting işleminin uzman hekim tarafından yapılması önerilir.

İŞLEM SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Kanama olmaması için operasyon sonrası ilk 24 saat tükürülmemeli, sıcak gıdalar tüketilmemeli, sıcak banyodan uzak durulmalıdır. İşlem yapılan bölgeye dışarıdan buz uygulanabilir. Operasyon bölgesinde enfeksiyon gelişmemesi ve iyi bir iyileşme için ağız temizliğine dikkat edilmelidir. Sigaranın iyileşme üzerindeki olumsuz etkileri bilindiğinden bu süreçte sigara kullanılmamalıdır. Operasyon alanını görmek için dudakları çekiştirmek, dikişlerin açılmasına sebep olabileceğinden yapılmamalıdır. Basınçla burun temizliği yapmaktan kaçınılmalı ve ağız açık hapşırılmalıdır. Hekimin reçete ettiği ilaçlar tam olarak tarif edildiği gibi kullanılmalı, hekimin bilgisi olmadan değişiklik yapılmamalıdır.

All On Four Implant Prosedürü

All On Four implant nedir?

All On Four implant  tamamen dişsiz hastalarda belirli açılarla yerleştirilen dört adet uzun dental implant üzerine aynı gün diş protezinin sabitlenmesini sağlayan bir prosedürdür.

All On Four implantların avantajları nelerdir?

All On Four tedavisinin avantajlarını şu şekilde sıralayabiliriz:
– Tam dişsiz hastalara aynı gün, tek bir cerrahi işlem ile sabit diş protezi yapılabilme imkanı sunar.
– Sinüs yükseltme ameliyatı, kemik ilavesi gibi herhangi bir ileri cerrahi işlem uygulanmadığından operasyon daha kolaydır.
– Dental implant ameliyatı süresi daha kısadır.
– Kullanılan dental implant sayısı azaldığından ve ilave cerrahi işlem gerektirmediğinden dolayı, maliyeti klasik dental implant tedavisine oranla daha düşüktür.
– Kişiye özel planlanabilen, estetik bir görünüm ve gülme hattı, gülüş estetiği sağlar.
– Temizliği ve bakımı, klasik dental implant üstü sabit diş protezlerine göre daha kolaydır.
– Hareketli diş protezi kullanamayan, bulantı refleksi olan hastalar için uygundur.
– Dizaynı tam diş protezlerine (damaklık) göre farklıdır. Hastanın damak kısmını kaplamadığından alışması ve kullanımı daha kolaydır.
– Gerekli tedavi seans sayısı az olduğundan, şehir dışında ikamet eden hastalar için uygundur.

All On Four implant prosedürü kimlere uygulanabilir?

All On Four tedavisi, dental implant ameliyatına engel teşkil edecek herhangi bir sistemik hastalığı bulunmayan ve yeterli kemik hacmine sahip tüm tam dişsiz (hiç dişi olmayan) hastalara uygulanabilir.
 

All On Four tedavisinin aşamaları nelerdir?

All On Four tedavisi planlanan hastalara önce detaylı bir klinik ve radyolojik muayene yapılması gerekmektedir. Bilgisayarlı tomografi (BT) üzerinde ölçümler yapılarak hastaya uygun bir planlama yapılır.

All On Four prosedürü, cerrahi ve diş protezi işlemleri olarak iki aşamadan oluşmaktadır. Tedavi günü hastaya planlamaya uygun şekilde 4 adet dental implant yerleştirildikten sonra aynı gün geçici diş protezi, dental implantların üstüne sabitlenir. 3 ay sonra ise hastaya daimi diş protezleri yapılır.

All on four işlemi sonrası ağrım olacak mı?

Her dental implant operasyonu sonrasında olduğu gibi işlem sonrası bir miktar ağrı ve şişlik görülebilmektedir. Ancak bu şikayetler, doktorunuzun tavsiyesine uygun olarak kullanacağınız ilaçlarla rahatlıkla kontrol altına alınabilmektedir.

All On Four işlemi lokal anestezi altında rahatlıkla yapılabilen bir prosedürdür. Ancak anksiyete ve korkusu yüksek düzeyde olan hastalarda sedasyon ya da genel anestezi altında da yapılabilmektedir.

 İşlemi sonrası beslenmem nasıl olacak?

İşlem sonrası dental implantların üzerine sabitlenen geçici diş protezinizi hemen kullanabilirsiniz. Ancak dental implantlar ile kemiğin kaynaşma süreci olan 3 aylık dönemde doktorunuzun size tavsiye edeceği bir diyet şekliyle beslenmeniz gerekmektedir. 3 aylık süreç tamamlandıktan sonrasında yapılacak daimi protezinizle arzu ettiğiniz şekilde beslenebileceksiniz.

All On Four işlemi başarılı bir prosedür müdür?

Yapılan çalışmalar, All On Four işleminin uzun dönemli takiplerinde yüksek başarı oranına sahip bir tedavi yöntemi olduğunu göstermektedir.

All On Four Implant Prosedürü

All On Four implant nedir?

All On Four implant  tamamen dişsiz hastalarda belirli açılarla yerleştirilen dört adet uzun dental implant üzerine aynı gün diş protezinin sabitlenmesini sağlayan bir prosedürdür.

All On Four implantların avantajları nelerdir?

All On Four tedavisinin avantajlarını şu şekilde sıralayabiliriz:
– Tam dişsiz hastalara aynı gün, tek bir cerrahi işlem ile sabit diş protezi yapılabilme imkanı sunar.
– Sinüs yükseltme ameliyatı, kemik ilavesi gibi herhangi bir ileri cerrahi işlem uygulanmadığından operasyon daha kolaydır.
– Dental implant ameliyatı süresi daha kısadır.
– Kullanılan dental implant sayısı azaldığından ve ilave cerrahi işlem gerektirmediğinden dolayı, maliyeti klasik dental implant tedavisine oranla daha düşüktür.
– Kişiye özel planlanabilen, estetik bir görünüm ve gülme hattı, gülüş estetiği sağlar.
– Temizliği ve bakımı, klasik dental implant üstü sabit diş protezlerine göre daha kolaydır.
– Hareketli diş protezi kullanamayan, bulantı refleksi olan hastalar için uygundur.
– Dizaynı tam diş protezlerine (damaklık) göre farklıdır. Hastanın damak kısmını kaplamadığından alışması ve kullanımı daha kolaydır.
– Gerekli tedavi seans sayısı az olduğundan, şehir dışında ikamet eden hastalar için uygundur.

All On Four implant prosedürü kimlere uygulanabilir?

All On Four tedavisi, dental implant ameliyatına engel teşkil edecek herhangi bir sistemik hastalığı bulunmayan ve yeterli kemik hacmine sahip tüm tam dişsiz (hiç dişi olmayan) hastalara uygulanabilir.
 

All On Four tedavisinin aşamaları nelerdir?

All On Four tedavisi planlanan hastalara önce detaylı bir klinik ve radyolojik muayene yapılması gerekmektedir. Bilgisayarlı tomografi (BT) üzerinde ölçümler yapılarak hastaya uygun bir planlama yapılır.

All On Four prosedürü, cerrahi ve diş protezi işlemleri olarak iki aşamadan oluşmaktadır. Tedavi günü hastaya planlamaya uygun şekilde 4 adet dental implant yerleştirildikten sonra aynı gün geçici diş protezi, dental implantların üstüne sabitlenir. 3 ay sonra ise hastaya daimi diş protezleri yapılır.

All on four işlemi sonrası ağrım olacak mı?

Her dental implant operasyonu sonrasında olduğu gibi işlem sonrası bir miktar ağrı ve şişlik görülebilmektedir. Ancak bu şikayetler, doktorunuzun tavsiyesine uygun olarak kullanacağınız ilaçlarla rahatlıkla kontrol altına alınabilmektedir.

All On Four işlemi lokal anestezi altında rahatlıkla yapılabilen bir prosedürdür. Ancak anksiyete ve korkusu yüksek düzeyde olan hastalarda sedasyon ya da genel anestezi altında da yapılabilmektedir.

 İşlemi sonrası beslenmem nasıl olacak?

İşlem sonrası dental implantların üzerine sabitlenen geçici diş protezinizi hemen kullanabilirsiniz. Ancak dental implantlar ile kemiğin kaynaşma süreci olan 3 aylık dönemde doktorunuzun size tavsiye edeceği bir diyet şekliyle beslenmeniz gerekmektedir. 3 aylık süreç tamamlandıktan sonrasında yapılacak daimi protezinizle arzu ettiğiniz şekilde beslenebileceksiniz.

All On Four işlemi başarılı bir prosedür müdür?

Yapılan çalışmalar, All On Four işleminin uzun dönemli takiplerinde yüksek başarı oranına sahip bir tedavi yöntemi olduğunu göstermektedir.

Hacimsel 3D görüntüden nasıl faydalanabilirsiniz?

Panoramik ve periapikal röntgen ile pozlanamayan alanları görüntüleyebilirsiniz. Çekilen görüntüden koronal, aksiyal, sagital (cross section) kesitler alıp daha detaylı teşhis yapabilirsiniz. Implant planlama ve cerrahi klavuz hazırlama için yüksek çözünürlüklü data elde edebilirsiniz. Yumuşak doku tespiti, kemik yoğunluğu ölçümü, mandibular kanal mesafesi ölçümü gibi tedavi öncesi planlamalar yapabilirsiniz. Tedavi sonrası, protez sonrası ve implant sonrası post operatif kontroller yapabilirsiniz. Gömük diş, çatlak, anormal sayıda kanal, kist yayılımı gibi tespitler yapabilirsiniz. Alvelolar doku, sinüs, TMJ ile ilgili teşhisler yapabilirsiniz.

Sefalometrik Radyografi

Ağızdaki tüm dişlerin, kemik içindeki oluşumların ve anomalilerin görüntülendiği röntgen filmine ise 'panoromik'röntgen filmi denir. Dijital görüntüleme cihazı ile ortodontik tanı amaçlı kullanılan sefalometrik grafiler, kemik yaşının belirlenmesinde kullanılan el-bilek röntgenleride görüntülenebilir. El -bilek röntgenleri özellikle adli vakalarda kemik yaşının belirlenmesinde yol göstericidir.


- RVG (RadioVisioGraphy) Nedir?

Düşük dozlarda X ışınının kullanıldığı görüntüleme sistemidir. Film yerine, ağız içine yerleştirilen bir sensor kullanılmaktadır. Yüksek görüntü kalitesi ve detay gibi özelliklerinin yanı sıra banyo gereksiniminin olmaması nedeniyle hastaların diş koltuğundaki bekleme süresi oldukça kısadır.

Lazerle diş beyazlatma Beyazlatma (bleaching) işlemleri nedir? Beyazlatma, dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklendirmeleri silme işlemidir. Çeşitli beyazlama yöntemleri vardır. Evde uygulanan beyazlatma yöntemini hekim kontrolünde olmadığından, diş etlerine zarar verebileceği ve 1 -2 hafta sürebileceği için tercih edilmiyor. Ofiste uygulanan yöntemlerden “Laser Bleaching Sistemi”ni gönül rahatlığıyla uygulanıyor. Hem sonucu yaklaşık 1 saat gibi kısa bir sürede alınıyor, hem de hastaların büyük bir çoğunluğu hassasiyet duymuyorlar

Dişeti hastalıklarının tedavileri arasındaki en yaygın ve koruyucu yöntemdir. Diş taşı temizliğinde tartar ve plak olarak da adlandırılan diş taşlarının uzaklaştırılır. Plak yapışkan bir maddedir ve büyük çoğunluğu bakterilerden oluşur. Plağın zaman içinde sertleşmesi ile diş taşları oluşur. Plak ve diş taşları diş yüzeyine, özellikle de dişeti sınırının altında bulunan kök yüzeyine tutunurlar. Plak pürüzlü yüzeye tutunma eğiliminde olduğundan kök yüzeylerinin düzleştirilmesi gerekir. Bu işlemde tüm diş taşları temizlenir ve kök yüzeyi üzerindeki düzensizlikler giderilir.

Lazer Destekli Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği) Çocuklardaki diş çürüklerinin anestezi ve ses olmadan temizlenip, doldurulmasına yarayan diş hekimliği dalıdır. Lazerle Dolgu Yapımı, Hassasiyet Giderimi, Lazer uygulamaları ile halk arasında lazerli dolgu diye bilinen ve bir ışık kaynağı ile sertleştirilen kompozit dolgu uygulamaları birbiriyle karıştırılmamalıdır. Lazer Uygulamasının Avantajları ve Kullanım Alanları Yeni nesil diş lazeri ile dişe ve diğer dokulara temas etmeden çalışmak mümkündür. Bu sayede ısı titreşim ve sürtünmeye bağlı ağrı oluşmayacağı için dişi uyuşturmaya gerek kalmayabilmektedir. Lazer ile yapılan cerrahi uygulamalarda, işlem esnasında neredeyse hiç kanama olmamaktadır. Her cerrahi uygulama sonrasında ortaya çıkabilecek komplikasyon, şişme ve rahatsızlık olasılıkları azalmakta ve daha hızlı bir iyileşme sağlanmaktadır.

Lazer destekli implant cerrahisinde, süre kısalır, kanama azalır, iyileşme hızlıdır ve implantta gelişen komplikasyonlar ağrı ve ameliyat işlemi olmadan kolayca giderilir. 
Bunun yanında implant tedavisi uygulamalarında lazer teknolojisi ile cerrahi işlem aşamaları basitleşmekte ve tedavi genelinde zaman kazanılmaktadır. Sert dokuda, titreşim yapmaması, küçük müdahalelerde anesteziye gerek duyulmaması sebebiyle laser uygulamaları, diş hekimi korkusu olan her yaş grubu hasta için tercih edilebilir. Yine yumuşak dokuda, kanamasız operasyonlar yapılabilmesi ve iyileşmenin çok hızlı olması büyük avantajlarındandır. Özellikle çocuk hastaların tedavisinde önemli kolaylıklar sağlar.

Copyright Nobel Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi. Tüm hakları saklıdır.
Nt Bilgi Teknolojileri